Hergün Bir Kuble Kitap Pasajı Epostanızda!

1
373

Bir yudum kitap servisi

Bir yudum kitap 2015 yılından beri devam eden bir proje . Kitap önerisi isteyenlere kitap meraklılarına hitap eden bir proje kendisi. Hergün epostanıza bir romandan bir kuble pasaj mail gönderiyorlar. Hergün mailinizi açtığınızda 5 dakika da okuyabileceğiniz kitaplardan can alıcı bazen sürükleyici bir kısmı gönderiyorlar sizlere .

Kitapçı kitapçı gezmeyi unutup online alışverişlere yöneleli bayağı oldu. Bu nedenle Biryudumkitap Yazar-kitap keşfetmeyi de kolaylaştırıyor. Normalde belki hiç farkedemeyeceğiniz kitapları kısım kısım okuyup birçok yazar ve kitapla tanışabilirsiniz.

Ülkece aslında herşeyi azıcık bilen ama , uzmanmışcasına yorum yaptığımız bir haldeyiz. En azından kitap okuyamayan, okumaya çalışmayan insanları da etkileyebileceğini düşündüğüm proje. Hergün yeni bir kitaptan yeni bir pasaj ile sizlere merhaba diyor.

Sistem nasıl çalışıyor ?

Biryudum.com adresine girip sadece eposta adresinizi bırakmanız yeterli . Bundan sonra hergün eposta adresinize bir kitaptan güzel bir pasaj sizlere merhaba diyecek .

Örnek bugün eposta kutuma gelen pasaj ve içerik .

Henüz indirmmeyenler için: Biryudumkitap mobil uygulaması her gün değişen bir sesli öykü ve bir sesli kitap özetini ücretsiz sunuyor.Günaydın. Düşünmek belası… Şu zamanda ne çok yoruyor bizi. “Normal Nefes Almaya Devam Edin” kitabına uyuyoruz Bıçakcı’nın: “Düşündükçe sayısız ruh hâli ziyaretime geliyordu ama en belirgin olan şuydu: Düşündükçe yoruluyordum.” Güzel günler için yorulacağız sevgili okur. Ne yapalım! Var olun. Hakan Bıçakcı – Aramızdaki En Kısa Mesafeİletişim Yayınları, s.85-86 

TUZ KOKUSU
Sabah rüzgârı sert esen, denizi soğuk bir adadaydım ve keçiler vardı. Yamaçlarda, denize inen patikanın kenarında sessiz sedasız keçiler.Dalgaların dili olmalı, diye düşündüm kıyıya indiğimde, elmaşekeri gibi yalıyorlardı adayı.Süt ve börekle kahvaltı yaptım. Açık mavi doğramaları olan tek göz bir dükkanda, alçak bir tabureye oturdum. Sakalı da önlüğü de beyazdı börekçinin.İskele kalabalıktı.Vapurun güvertesindeki tahta sıralardan birine uzanıp uyudum.Gözlerimi kısarak baktığım her yerde ağustosun yüz mumluk lambası.Öğle yemeğini yüksek tavanlı bir lokantada yedim. Patlıcan musakka, pilav ve cacık. Tabağımı iyice sıyırdım.Bir kıyı kahvesinde çay içtim. Fesleğenleri okşadım ve alnımdaki teri sildim.Sonra uzun bir otobüs yolculuğu. İlk mola yerinin çeşmesinde yeşil bir elma yıkadım. Salkımsöğütlerin gölgesinde yedim.Yol boyu salaşlar gördüm. Köprülerden geçtim. Bir nehrin uykusu geldi de kıvrılıp uyudu hava kararınca.İkinci mola yerinde evi aradım. Gece geç bir saatte varacağımı söyledim. “Ben zaten geç yatıyorum,” dedi babam.Garajlardan eve kadar yürüdüm. Elimle hafifçe vurdum kapıya.Kapı açıldı. Önce Kuzu göründü. Beni kokladı. Babam elinde kitabıyla Kuzu’nun arkasında duruyordu. Babam çok yumuşaktı, çok.Günlerimin nasıl geçtiğini sordu. Anlattım. Coşkuyla anlattım ve coşkulu olduğum için utanmadım. Babam da, gözlerinin içi pırıl pırıl, dinledi. Bana ikimiz aynı insanmışız gibi baktı. Ben onun devamıymışım gibi. O zaman algılarımın kökenini anladım.”Tuz kokusu,” dedi babam, “ölümsüzlük hissi verir.”Az sonra annem geldi yanımıza. Gözlerini tam açamadan masanın yanında durdu. Masaya tutundu. Yanaklarından öptüm. Aç olup olmadığımı sordu. Yüzü bembeyazdı.”Ben kendimi iyi hissetmiyorum,” dedi ve sandalyeye yığıldı. Başını ellerinin arasına alıp, titremeye, ağlamaya başladı.Babam annemin yanına gitti. İki elini omuzlarına koydu. Sonra başını kendisine bastırdı. Onlara baktım. Onlara baktım ve ilk kez ikisinin de bir gün öleceğini düşündüm.


1 YORUM

  1. kitapsever biri olarak ilkkez tanıştım biryudum kitap ile. hergün sabah gelen pasajlar gerçekten iyi şekilde seçilmiş oluyor. bir dünya kitap kampanyanın arasında seçenek yaratıyor

CEVAP VER

Yorumunu gönder
Adınızı girin